CHP’den Dişli’ye 1 milyon dolarlık suçlama
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Politika

CHP’den Dişli’ye 1 milyon dolarlık suçlama

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Şaban Dişli’yi, “Silivri’de bir arsanın imar durumunu değiştirme karşılığında 1 milyon dolarlık iş takibi ücreti talep etmekle” suçladı.

CHP'li Kılıçdaroğlu

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 15:56 TSİ 11 Ağustos 2008 Pazartesi

ANKARA - CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, “Akademi Ofset A.Ş ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli arasında imzalandığı ileri sürülen belgeyi” gazetecilere dağıttı. Belgede AK Parti’li Dişli, Akademi Ofset A.Ş adına Mehmet Karasu ve şahit Aziz Sezginer ve şahit Mehmet Solak’ın imzaları bulunuyor. Anayasanın “Üyelikle bağdaşmayan işler” başlıklı maddesinde, milletvekillerinin görevleri ile ilgili sınırların belirlendiğini belirten Kılıçdaroğlu, milletvekillerinin parayla iş takibi, ihale dağıtımı yapamayacaklarını, millet adına yaptıklarını söyledikleri işler için de herhangi bir adla komisyon alamayacaklarını, maddi çıkar elde edemeyeceklerini vurguladı.
Haberin devamı

“AKP’li Şaban Dişli, bir arsa alımı dolayısıyla ‘kredi, imar durumu, ticari alan çalışmaları’ karşılığında kendisine 1 milyon dolar iş takip ücreti ödenmesini içeren bir belgeye imza almakla suçlanmaktadır” diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yani Sayın Dişli, imar durumunu değiştirmek karşılığı 1 milyon dolar iş takibi ücreti talep etmiş ve bu talebi ilgili şirket tarafından yazılı bir protokole bağlanmıştır. Sizlere dağıttığım sözleşme 31 Ağustos 2006 tarihlidir. Sözleşmede taraflardan birisi de AKP Sakarya Milletvekili Şaban Dişli’dir. Ayrıca, iki de şahit vardır. Arsa, Silivri İlçesi sınırları içinde olup, E-5 Ana Karayolunun kenarında bulunan 79 Ada ve 6, 7, 8 No’lu parsellerden oluşmaktadır. Arsa düşük yoğunluklu imarlı olarak satın alındıktan sonra, önce İstanbul Büyükşehir Belediyesinde (02 Nisan 2007 tarihinde) imar planı değiştirilerek, gereği için Silivri Belediyesine gönderilmiştir. Yapılan değişiklikle otopark alanı emsale dahil olmaktan çıkarılmış, ticaret alanlarında ise yapı boyutları tümüyle serbest bırakılmıştır.”

CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu, bu değişikliğin 11 Mayıs 2007 tarihinde Silivri Belediye Meclisi toplantısında, CHP’li Meclis üyeleri Hüseyin Noyan, İlknur Sönmez, Muharrem Aydoğan, Hatice Ayfer Köylü ve Rauf Berktaş’ın “Ret” oyuna karşılık, AK Parti’lilerin oylarıyla aynen kabul edildiğini söyledi.
AK Parti'li Dişli

Değişikliğin, arsa sahiplerine olağanüstü rant sağladığını öne süren Kılıçdaroğlu, şöyle dedi: “Şimdi soruyorum, bu rantın karşılığı olarak, Sakarya Milletvekili ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Şaban Dişli iş takipçiliğinin karşılığı olarak 1 milyon Amerikan Doları aldı mı? Düne kadar fakir fukara, garip gurebadan söz eden AKP yönetimi ve Sayın Başbakan bu iş takipçiliği karşısında doğrusunu isterseniz, merak ediyorum, ne yapacak? İş takipçiliğinin belgesini sizlere sunuyorum... Bu belge, para karşılığı iş takipçiliğinin sıradanlaştığının, olağan hale getirildiğinin tipik bir örneğidir. O kadar ki Sayın Dişli, para karşılığında iş takibi yapacağına ilişkin bir belgeyi, şahitler huzurunda imzalamaktan kaçınmamaktadır. Bu iş takibinin artık AKP döneminde meşrulaştığının bir ibret belgesidir. AKP döneminde artık, iş takibi belgeleri hazırlanmakta, altına Genel Başkan Yardımcıları imza atmakta, sanki bir banka muamelesi yapılır gibi iş takibi işlemi yapılmaktadır.”

“Kimdir bu Şaban Dişli?” diye de soran Kılıçdaroğlu, “Dişli, AKP Genel Başkan Yardımcısı ve ekonomi işleri ile ilgili MYK üyesidir. Bu belge Sayın Dişli’nin ekonomiden, kendi ekonomisini anladığını göstermektedir” dedi.

CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN’IN TATİLLERİ
CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin, “Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakanın bir işadamının yatı ve otelinde tatil yapmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna ise şu karşılığı verdi:

“Türkiye adına bir ayıp olarak değerlendiriyorum. Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan elbette tatil yapacaklardır. Sayın Cumhurbaşkanı ile Sayın Başbakan’ın aynı işadamının biri otelinde, diğeri de yatında tatil yapması doğru değil. Sayın Cumhurbaşkanı elbette ki tatil yapacaktır. Sayın Cumhurbaşkanı uçağa bindiği gibi yata da binebilir. Ama nasıl uçağını Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti alıyorsa, Cumhurbaşkanı’na Türkiye Cumhuriyeti yat da alır. Eğer arzu ediyorlarsa bununla ilgili düzenlemeyi getirirler, süratli bir şekilde parlamentodan geçiririz. İşadamlarının yatlarında, katlarında, otellerinde tatil yapıyorlar, bir de bunlar halk adamı geçiniyorlar. Hangi halk adamı 7 yıldızlı otellerde tatil yapıyor? Hangi halk adamı, birilerinin yatlarında tatil yapıyor? Halk adamı söyleminin arkasına sığınıp yurttaşların birikimlerini bir başka şekilde kullananları toplumun affetmemesi lazım. Çünkü o yatlarda gezilen masraf bizim vergilerimizden düşüyor. Herhalde Sayın Cumhurbaşkanı’nın bunu çok iyi bilmesi lazım. Sayın Cumhurbaşkanı arzu ediyorsa ‘Bu masrafları kim nasıl karşılıyor?’ diye yazar Şükrü Kızılot’a da sorabilir.”

 
NTV Haber paketine abone olmak için tıklayın

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

deniz  - İstanbul
14 Ağustos 2008, Perşembe 12:56  
Bak şu CHPlinin yaptığına sen ! Ne ayıp ya elinde rüşvetin belgesi, ortalığı karıştırıyor. Oysa birlik beraberlik ve istikrara o kadar ihtiyacımız var ki rüşvete bile göz yummak lazım. İktidar rüşvet yiyor, vatandaş yine muhalefeti suçluyor, başımıza gelecek her şeyi hakediyoruz sanırım.

Ahmet Özkan  - İstanbul
11 Ağustos 2008, Pazartesi 18:25  
Eğer CHP"nin elinde gerçekten bu konuda geçerli bir belge varsa ve savcılığa suç duyurusunda bulunmuyorsa amacı adalet değil demektir. Başbakanımız, bu iddianın soruşturulmasını sağlamalı, doğru ise acilen gereğini yaptırmalıdır. Gerçekse yazıklar olsun...

aykutgoksin  - Denizli
11 Ağustos 2008, Pazartesi 15:12  
ana muhalefet partimiz hergun bilinen   klasik turk siyaseti hastalik ve tartismalariyla ve birde gina gelen laiklik tehlikede ocusuyle gundemde olmak yerine,bir miktar    dunya ve turk siyaseti ve ekonomisine iliskin pojeleriyle,berbat dunya duzeninde ulkemizi ve insanimizi iyi yerde tutma projeleriyle gundemde olsa,dinlenen,izlenen deger bulan bir konuma   gelir gorusundeyim... ancak korkarimki bu bir hayal,sayin vekil biraz yani sima,ama uslup ve konulari itibariyle seleflerine cok benziyor.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları