Cumhurbaşkanı gül, Hacı Bektaşı Veli şenliklerinde Tarihte bazı kırıcı şeyler olmuştur ama Hacı Bektaşın dediği gibi incinsek te incinmeyeceğiz. Bu mileti kimse ayıramayacak dedi.
NEVŞEHİR - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 45. Ulusal, 19. Uluslararası Hacı Bektaş Veliyi anma şenlikleri için geldiği Nevşehirde önce külliyeyi gezdi. Burada Aslanlı Çeşmeden su içen ve Allah, Muhammed, Ali aşkına ikram edilen üç karadutu yiyen Gül, daha sonra şenliklere katıldı.
Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu yaptığı konuşmada Ergenekon operasyonuna değinerek, Mafya anlayışıyla çete kuranlarla Kemalist aydınların aynı platformda değerlendirilmesi Alevileri rahatsız ediyor dedi. Selmanpakoğlu, Cumhurbaşkanı Gülden zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, Alevi köylerine cami yaptırılmasından vazgeçilmesini ve Cem evlerine yasal statü verilmesini istedi.
Törenler sırasında Sivasın hesabı sorulacak sloganları atan 100 kişilir bir grup protesto gösterisi yaptı.
Cumhurbaşkanı Gül de, törende tarihte bazı kırıcı şeyler olmuştur ama hacıbektaşın dediği gibi incinsek te incinmeyeceğiz. bu mileti kimse ayıramayacak diye konuştu.
Türkiye topraklarının Hacı Bektaşı Veli gibi birçok büyüğe ev sahipliği yaptığını belirten Gül, Anadoluyu öz vatanımız yapan, bütün milletimizi burada yoğuran Hacı Bektaşı Veliler, Yunus Emreler, Taptuk Emreler, Ahi Evranlar, bunların hepsi bizim büyüklerimizdir, önderlerimizdir, bizim değerlerimizi oluşturmuşlardır dedi.
Bu isimlerin Anadolu insanının mayasını yoğururken hoşgörüyü, sevgi, adalet ve muhabbeti öğrettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, insanların birbirine saygı göstermesi ve anlamasının da bu isimler tarafından öğretildiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Gül, incinsen de incitme sözünü düstur edinen, kendisine rehber eden insanların dünyada barışı ve huzuru kurduklarını kaydederek, Kendilerini incitenleri de affederler, onları da daima bağırlarına basarlar dedi. Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
Bu topraklar hep bunlara şahit olmuştur. Bundan sonra da inşallah böyle olacaktır. Eşitlik, hoşgörü, dayanışma, kardeşlik... Bütün bunlar sınıfları, ırkları, farklı mezhepleri, farkları, dinleri aşarak hepimizi Anadolu kazanının içinde yoğurmuştur. Bu bakımdan bizlerin aramızda farklılıklar olması gayet tabiidir. 70 milyonluk bir ülkeyiz. İmparatorluk devamı olan bir ülkeyiz. Eski topraklarımızdan gelen vatandaşlarımız var. Dolayısıyla bu ülkenin her köşesi birbirinden zengindir, birbirinden farklı kültürleri vardır, farklı sosyolojik gerçeklerimiz vardır. Bunlar gayet tabiidir, normaldir. Bu farklılıklar asla ayrılık değil, bunların hepsi bizim zenginliklerimizdir. Bu bakımdan bize büyüklerimizin öğrettiği, Hacı Bektaşı Velilerin öğrettiği şudur; hepimiz biriz, beraberiz, bir olacağız, birlik içinde olacağız, sadece kendimizi kucaklamayacağız, herkesi kucaklayacağız. Bu millet tek bir millettir, Alevisiyle Sünnisiyle Türküyle Kürdüyle hepimiz bir milletiz. Hepimiz bir millet olmaya devam edeceğiz ve kimse bizi birbirimizden ayıramayacak. Bunu burada özellikle söylüyorum. Problemlerimiz, sıkıntılarımız vardır, olabilir. Tabii ki bizler bunları görmezlikten gelemeyiz. Ne kadar gerçekçi olursak ne kadar açık, dürüst hareket edersek problemlerimizi o kadar rahat çözebiliriz. Bu problemlerimizi çözebilme hünerini, kabiliyetini bu millet daima göstermiştir ve bundan sonra da göstermeye devam edecektir.
Tarihten bugüne ne yazık ki hepimizi incitecek bir takım yanlışlıklar olmuştur diyen Cumhurbaşkanı Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
Zaman zaman kırılmışızdır, zaman zaman küsmüşüzdür, öfkelenmişizdir. Ama bütün bunları giderecek durumdayız. Çünkü bize yol gösterenler şunu söylemişlerdir: İncinsek de incitmeyeceğiz. Bunları unutabileceğiz. Kendimizi başkasının yerine koyarak, onun düşüncelerini, onun haleti ruhiyesini en iyi şekilde anlayarak, buna göre davranabilme özelliğini gösterebilmemiz gerekir. Türkiye, Türk milleti bunu gösterebilecek durumdadır.
Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Büyük Önder Atatürkün en zor şartlar altında cumhuriyeti kurduğu dönemde, Türkiyenin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olduğunun işaretini verdiğini söyleyen Gül, bu devletin giderek daha da modernleşeceğini, demokratikleşeceğini belirtti.
AB, MODERNLEŞME YOLUNU KISALTTI Avrupa Birliği ile bütünleşmenin bir anlamda bu süreci kısalttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu:
Biz bu yol olmasa bile Cumhuriyeti kurarken modern bir ülke kurduk. Modern, çağdaş bir ülkenin nasıl olacağı da gayet açıktır. Demokratik olacaktır, özgürlükler olacaktır, insan hakları en gelişmiş demokrasilerdeki seviyeye ulaşacaktır, hukukun üstünlüğü kesin olacaktır, herkese eşit muamele edilecektir, Türkiye şeffaf olacaktır, herkes yeri geldiğinde hesap verebilecektir. Bütün bunları gerçekleştirdiğimizde şüphesiz ki ekonomimiz de silahlı kuvvetlerimiz de emniyet güçlerimiz de güçlü olacaktır. Milletimiz, devletimiz güçlü olacaktır ve hiç kimse öz yurdunda kendisini garip hissetmeyecektir. Bir kez daha söylüyorum. Biz her bakımdan zengin bir ülkeyiz.
CEYLAN VE ASLANI KİM KUCAĞINA ALABİLDİ? Cumhurbaşkanı Gül, Hacı Bektaşı Velinin aslan ve ceylanı kucağına aldığı figürü hatırlatarak, Kim cesaret edebilmiştir, aslan ve ceylanı kucağına almaya diye sordu.
Tabiatları birbirinden farklı bu iki canlının beraber yaşamasının zorluğuna dikkati çeken Gül, bunun bir zihniyet göstergesi olduğunu ve atalarımızın bu topraklarda bunu gerçekleştirdiğini söyledi.
İletişim ve ulaşımın zor olduğu dönemlerde herkesin birlikte iç içe yaşadığını kaydeden Gül, o dönemlerde farklı dinlere ve dillere saygı gösterildiğini anlattı.
Cumhurbaşkanı Gül, Hiç kimseyi asimile etmemişiz. Modern dünyanın gösterdiği acımasızlıkları göstermemişiz. Onların çocukları olarak şüphesiz ki bizler, bugünkü modern dünyada, modern dünyanın şartlarını en iyi şekilde ülkemizde gerçekleştireceğiz. Bundan hiç kuşkum yoktur, Türkiyenin önü çok açıktır, parlaktır. Hepimizin ufku geniştir. Çocuklarımız çok daha güzel şartlar içerisinde yaşayacaklardır diye konuştu.
KAYBEDİLEN GÜNLER TELAFİ EDİLMELİ Gül, şöyle devam etti:
Bizler, hepimiz, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes, birbirine eşittir. Hiçbirimizin birbirimize üstünlüğü yoktur. Aramızdan kim daha çok çalışır, kim daha iyi vatandaş olursa, kim daha çok halkımıza hizmet ederse onu destekleriz, onun arkasından gideriz, onları teşvik ederiz. Bu ülkede problemlerimiz vardır dedim. Ama bu problemleri aşabilecek güçteyiz. Onun için herkesin başı dik olsun. Hepimiz ülkemizi daha güçlü yapmak için elimizden geldiği kadar gece gündüz çalışmak durumdayız. Kaybedilen çok günlerimiz vardır. Bunları telafi etmemiz gerekir.
Hacı Bektaş Veli anma törenlerine Cumhurbaşkanı Gülün yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, Demokrat Parti Genel Başkanı Süleyman Soylu, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, KKTC Milli Eğitim Bakanı Canan Öztoprak, KKTC Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, Almanya Yeşiller Partisi Milletvekili Ozan Ceyhun, bazı milletvekilleri, siyasiler, yerel yetkililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Vatandaşlar semah gösterisi ile başlayan tören boyunca ellerinde Hacı Bektaşın deyişleri yazılı dövizler taşıdı.
Tören sırasında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği dövizleri taşıyan bir grup, bu yıl 15. Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü verilen eski Adalet Bakanı Seyfi Oktayın konuşması sırasında sloganlar attı. Protestolar nedeniyle Seyfi Oktay konuşmasını tamamlayamadan kürsüden indi.
Ellerinde Atatürk resimleri ve Cumhuriyet gazeteleri taşıyan bir grup, Çağdaş, bilimsel, laik eğitim için zorunlu din dersleri kaldırılsın yazılı pankart açtı.
Abdullah Gul"un Haci Bektas"ta ne isi
var? Kendisi Alevi mi? Neye hizmet etmek
icin orada bulunuyor, once Sivas ve
Maras olaylarinda oldurulen Alevi
vatandaslarin neden olduruldugunu ve
suclulari ortaya cikarsin sonra Haci
Bektas torenlerine katilsin.
ulaş ayavadaş - İstanbul
16 Ağustos 2008, Cumartesi 19:06
kimseyi asimile etmemişiz degil
edememişiz deseniz daha doğru
olur..saray darbesiyle babasını
indiren yavuz anadoluda TÜRKÇE KONUŞAN
TÜRKMENLERİ KATLETME EMRİNİ verdikten
sonra BİNLERCE ALEVİ
KATLEDİLDİ..alevileri katlederek
anadoludaki gerçek özlü islamın
rayından çıkarak bugunki SUNİ(YAPAY)
İSLAM a dönüşmesi gerçegiyle
karşılaştık.AMA HERŞEYE RAĞMEN BİZ
VARIZ!
kemal tosun - Tekirdağ
16 Ağustos 2008, Cumartesi 16:37
kaybedilen günlerin telefi
edilebilmesi için önce devletin
sivasta, çorumda, maraşta yapılananlar
için özür dilemesi gerekir. kusura
bakmasın sayın Gül ama bizler olanları
unutturmayacağız.